Nötropeni dereceleri nelerdir? Günlük hayatın içinden, tıbbın sessiz ama önemli konusu Sevgili okurlar, Fune ekibi olarak bugün “Ne kan nedir” konusunu sizlerle paylaşmaktan heyecan duyuyoruz. Bazen sabah işe gitmeden önce kahvemi içerken telefonuma düşen sağlık haberlerine gözüm takılıyor. “Bağışıklık sistemi zayıfladı”, “kan değerlerinde düşüş tespit edildi” gibi cümleler… İlk bakışta uzak gibi geliyor ama sonra fark ediyorum ki aslında bu konular sandığımızdan daha yakında. Özellikle “Nötropeni dereceleri nelerdir?” sorusu, sadece hastanelerde duyulan teknik bir ifade değil; vücudun savunma hattını anlatan oldukça kritik bir durum. İstanbul’da yaşayan, ofiste bilgisayar başında gününü geçiren biri olarak bazen düşünüyorum: Biz bu kadar stres, düzensiz…
Yorum BırakEtiket: bu
Yaz Şarkısı Sedat Kim? Farklı Bakış Açılarıyla Bir Değerlendirme Konya’nın sıcağında akşamları bir kahve içerken, gözüm telefona kayıyor. “Yaz Şarkısı Sedat kim?” diye bir soru öne çıkıyor. Duyduğumda, bir yandan kafamda “Sedat kim ya?” sorusu belirse de, bir yandan da içimdeki mühendis tarafı bu sorunun ne kadar önemli olduğunu düşünüyor. “Bu sorunun arkasında bir şey var mı?” diyorum, ama içimdeki insan tarafı da “Bir şarkı bu kadar mı ilgi çeker? Nedir bu Sedat?” diye merak ediyor. Bu yazıda, hem analitik bir bakışla hem de insani bir yaklaşım sergileyerek, “Yaz Şarkısı Sedat kim?” sorusunun farklı yönlerini keşfetmeye çalışacağım. İçimdeki Mühendis: Veriye…
14 YorumTat Alamamaya Neden Olan Rahatsızlıklar Nelerdir? Yıllardır her öğün, her atıştırmalık bir keyifti. İstanbul’da öğrenci olduğum yıllarda, sabahları kahvaltı yapmak için ev arkadaşım Ayşe’yle birlikte mutfakta sohbet ederken, en basit yemeği bile keyifle yediğimi hatırlıyorum. Ama bir gün, tat alma duyumun kaybolduğunu fark ettim. Beni derinden sarsan, tuhaf bir deneyimdi bu. Sadece yediğim yemeklerin tadını alamamakla kalmadım, herhangi bir şeyin kokusu da bana hiçbir şey hissettirmemeye başladı. Ama tat alamamaya neden olan rahatsızlıklar nelerdi? Hadi gelin, bir bakalım. Tat Alma Duyusunun Kaybolması: Sadece Bir Belirti Mi? Tat almak, çoğumuzun yaşamın en sıradan fakat en keyifli anlarından biri olarak gördüğü bir…
14 YorumKanarya Tüy Dökümünden Ne Kadar Sonra Öter? Bir Felsefi Perspektif Felsefe, yalnızca insan ruhunun derinliklerine inmekle kalmaz, doğanın kendisine dair soruları da keşfetmeye çalışır. Kanaryanın tüy dökümü, canlılığın en doğal süreçlerinden biri olsa da, bu küçük kuşun bir zamanlar gürleyen sesi yeniden duyulmadan önceki süreyi sorgulamak, çok daha derin bir anlam taşır. Tüy dökümü ve ötüş, birer varlık hali olarak algılanabilir. Bu süreç, bir kuşun varoluşunu, algısını ve ömrünü anlamak için etik, epistemolojik ve ontolojik açıdan düşündürür. Ancak en temel sorumuz şudur: Kanarya tüy dökümünden sonra ne kadar zaman sonra öter? Belki de bu soru, yalnızca fiziksel bir değişimi değil,…
12 YorumLityum Pilini Kim İcat Etti? Bir Teknoloji Hikâyesi Çocukken, elimde bir oyuncak araba, birkaç pilin hayat verdiği bir dünyada yaşardım. Bütün oyuncaklarımın motorları pil takınca çalışır, elektrikle hayat bulurdu. Yıllar sonra, bu basit ama etkili güç kaynağının gelişen teknolojiyle nereye vardığını öğrendim. Ama bir gün, “Lityum pilini kim icat etti?” sorusu kafamı kurcalamaya başladı. Belki de sadece sıradan bir soru gibi gelebilir ama işin içinde teknoloji, inovasyon ve milyonlarca insanın hayatını değiştiren bir yolculuk var. Lityum Pilinin Doğuşu: Başlangıçta Her Şey Bir Düşünceydi Lityum pilinin icadını anlatmaya başlamadan önce, biraz geçmişe gidelim. Gerçekten düşündüğümde, ilk kez lityum pili duymam, iş…
8 YorumYönerge Neden Hazırlanır? Bir Genç Yetişkinin Gözünden Geçenlerde ofiste, çalıştığım projeyle ilgili bir tartışma çıktı. Herkes bir şeyler öneriyor, bazıları projenin hangi yönde ilerlemesi gerektiğine dair görüş bildiriyor, bazıları ise daha teknik bir açıdan yaklaşmaya çalışıyordu. O an, tam da bir çözüm arayışındayken, içimden “Yönerge neden hazırlanır?” sorusu geçti. Sonuçta, bu kadar karmaşık bir süreçte herkesin aynı sayfada olabilmesi için bir yönerge gerekmez mi? O an, aklımda düşündüklerimi yazıya dökmek istedim. Sonuçta, sadece ekonomik verilerle değil, insanların deneyimleriyle de pekiştirilmiş bir şeyler olmalıydı bu. Çünkü hayatın her alanında karşımıza çıkan yönergelerin aslında ne kadar önemli olduğuna dair bir farkındalık kazandım.…
6 YorumJülide İsmi Ne Anlama Gelir? Edebiyatın Işığında Bir Keşif Kelimeler, bir insanın dünyayı anlamlandırma biçimidir. Her harf, bir sesin ötesinde, bir anlamın kapılarını aralar. Anlatılar, bu kapıları açarak bizi başka dünyalara, başka hayatlara davet eder. Bir ismin gücü, onu taşıyan kişinin kimliğine derinlemesine işler ve bu isim, etrafında bir hikaye, bir anlam ağı yaratır. “Jülide” ismi, bu anlam arayışında özel bir yere sahiptir. Peki, “Jülide” isminin arkasında hangi anlamlar yatar ve bu isim edebiyatla nasıl bir bağ kurar? Gelin, edebiyatın derinliklerine inerek bu soruyu keşfedelim. Jülide: İsimde Gizli Anlamlar Türkçe’de “Jülide” ismi, Arapça kökenli olup “dağınık” veya “karmaşık” anlamına gelir.…
12 YorumBaşlarken: Bir ekonomistin gözünden Kaynakların sınırlılığı ve seçeneklerin sonuçları üzerine düşünen bir ekonomist olarak bakıldığında, sağlığa yönelik her bir bireysel karar aslında mikro düzeyde bir kaynak tahsisi kararına dönüşür. Zamanımız, parayla elde ettiğimiz imkanlarımız, alternatif tüketim seçeneklerimiz sınırlıdır; bu anlamda, örneğin bir kupa ıhlamur çayı içme kararı da “kaynak (zaman, para, sıvı alımı) bu çay için mi yoksa başka bir sağlık önlemine mi yönlendirilsin?” sorusunu gündeme getirir. Bu yazıda, ıhlamur çayının “ödem atma” iddiası üzerinden bireysel kararların piyasa dinamikleri ve toplumsal refah açısından nasıl okunabileceğini ekonomik bir perspektifle ele alacağız. Ödem atma iddiası ve ıhlamur çayının piyasadaki konumu Ödem, yani vücutta…
10 YorumArgoda “Kaşarlanmak” Ne Demek? Bilimsel ve Sosyolinguistik Bir Bakış Günlük Dilde Sıkça Duyduğumuz Bir Kelimenin Peşinde Gündelik konuşmalar arasında zaman zaman kulağımıza çalınan bazı kelimeler vardır ki, anlamlarını tam olarak bilmesek de kullanıldıkları bağlamdan ne ima ettiklerini az çok anlarız. “Kaşarlanmak” da bu kelimelerden biridir. Peki gerçekten ne anlama gelir? Neden bu kadar yaygınlaşmıştır? Ve daha da önemlisi, bu kelimenin altında yatan toplumsal ve psikolojik dinamikler nelerdir? Bu yazıda, “kaşarlanmak” kelimesini sadece argo bir tabir olarak değil, dilbilimsel ve sosyokültürel açıdan inceleyeceğiz. “Kaşarlanmak” Kelimesinin Kökeni: Dilden Sofraya, Sofradan Sokağa “Kaşarlanmak” sözcüğü Türkçe’de aslen bir gıda teriminden türemiştir. “Kaşar” kelimesi, olgunlaşmış…
2 Yorum“Kanunen Kabul Edilmeyen Giderler”: İş Dünyasının Görmezden Gelemeyeceği Sessiz Gerçek Özetle: Kanunen kabul edilmeyen giderler (KKEG), vergi matrahının hesaplanmasında indirim konusu yapılamayan, dolayısıyla vergisel açıdan dikkate alınmayan giderlerdir. Sıcak Bir Sohbetle Başlayalım Bir girişimciyle sohbet ettiğimde en çok duyduğum cümle şudur: “Her kuruşu işletmem için harcadım ama vergi hesabında bunların bazıları gider sayılmadı.” Bu durum, iş dünyasının en büyük kafa karışıklıklarından biri. Çünkü ortada hem harcanmış bir para var hem de vergi kanunlarının “kabul etmediği” bir gider… Bu yazıda seni bu karışıklığın köklerine doğru bir yolculuğa çıkaracağım. Çayını al, rahatla ve gel birlikte bu konunun perde arkasına bakalım. Köken: Vergi…
2 Yorum