Zeytin Acı Olmaması İçin Ne Yapmalı? Kayseri’de Bir Kış Sabahı Öğrendiğim Sabır Hikâyesi
Kayseri’de yaşadığım evin küçük mutfağında geçirdiğim o kış sabahını hâlâ unutamıyorum. Takvim yaprakları soğuk bir Aralık gününü gösteriyordu. Pencerenin kenarında duran çay bardağından yükselen buharı izlerken içimde garip bir huzursuzluk vardı. O gün, çocukluğumdan beri sofralarımızın vazgeçilmezi olan zeytinle ilgili bambaşka bir şey öğrenecektim.
Ben 25 yaşındayım ve günlük tutmayı çok severim. Bazen yaşadığım küçük bir olay bile sayfalarca yazmama neden olur. Çünkü bazı anların içinde saklı kalan duyguların kaybolmasını istemem. O sabah da günlüğümü açıp ilk cümleyi yazmıştım:
“Bugün annemin eski usul zeytin yapma sırrını öğrenmeye çalışacağım ama içimde bir korku var. Ya beceremezsem?”
Aslında korkum sadece zeytinle ilgili değildi. Hayatımın birçok alanında olduğu gibi, emek verdiğim bir şeyin sonunda hayal kırıklığı yaşamak beni çok etkiliyordu. Küçük bir başarısızlık bile bazen gözümde büyüyordu.
O gün mutfakta duran büyük kavanozlara bakarken hem heyecanlı hem de endişeliydim. Çünkü geçen yıl hazırladığım zeytinler çok acı olmuştu. Ne kadar bekletsem de o buruk tat gitmemiş, sofraya koyduğumda içimde büyük bir hayal kırıklığı oluşmuştu.
Çocukluğumdan Kalan Zeytin Kokusu
Zeytin benim için sadece kahvaltılık bir yiyecek değildi. Kayseri’de büyürken kış hazırlıkları bizim evde her zaman özel bir anlam taşırdı. Annem, sonbahar geldiğinde mutfağın bir köşesini tamamen hazırlıklara ayırırdı. Salçalar, kurutulan sebzeler, turşular ve elbette zeytinler…
Çocukken annemin zeytin kavanozlarını kontrol edişini izlerdim. Her gün kapağını açmazdı ama gözleriyle bile içinde ne olduğunu anlar gibiydi. Ona “Anne, zeytin ne zaman hazır olur?” diye sorduğumda hep aynı cevabı verirdi:
“Sabır isteyen şeyler güzel olur oğlum.”
O zamanlar bu sözün ne kadar doğru olduğunu anlayamazdım. Bana göre zeytin sadece suya konulan, biraz bekleyen ve sonra yenilen basit bir yiyecekti. Fakat yıllar geçtikçe bazı lezzetlerin arkasında emek, zaman ve sevgi olduğunu fark ettim.
25 yaşımda kendi evimde zeytin hazırlamaya çalışırken annemin o sözleri yeniden aklıma geldi. Çünkü ilk denememde acele etmiştim. Zeytinlerin hemen tatlanmasını istemiş, gerekli süreyi vermemiştim. Sonuç olarak da sofraya koyduğumda karşıma çıkan tat beni üzmüştü.
Zeytin Neden Acı Olur?
O kış sabahı annemle birlikte mutfakta otururken ona geçen yıl yaşadığım başarısızlığı anlattım. Yüzümdeki ifadeden bile ne kadar üzüldüğümü anlamıştı.
“Zeytinin acı olması kötü yaptığın anlamına gelmez,” dedi. “Sadece ona biraz daha zaman ve doğru işlem gerekiyor.”
Sonra bana zeytinin doğal halinde acı bir tat bulunduğunu anlattı. Özellikle dalından yeni toplanan yeşil veya siyah zeytinlerde bulunan bazı maddeler nedeniyle zeytinler doğrudan yenildiğinde hoş olmayan bir acılık bırakabilir.
Asıl mesele, bu acılığı doğru yöntemlerle azaltmaktı.
O an içimde bir rahatlama hissettim. Çünkü bazen insan bir şeyi yapamadığını düşündüğünde aslında sadece yöntemini bilmediğini fark ediyor. Bu küçük zeytin meselesi bile bana bunu öğretti.
Zeytin Acı Olmaması İçin Ne Yapmalı?
Annemle birlikte uyguladığımız yöntemleri tek tek not aldım. Günlüğümün o sayfasında sadece tarif yoktu; aynı zamanda hissettiklerim de vardı.
İlk olarak zeytinleri güzelce ayırdık. Çürük, ezilmiş veya zarar görmüş olanları seçtik. Çünkü kaliteli bir sonuç için başlangıçtaki malzeme çok önemliydi.
Daha sonra zeytinlerin üzerine çizikler attık. Annem bunun acı suyun daha kolay çıkmasına yardımcı olduğunu söyledi. Bazı insanlar zeytinleri kırarak da hazırlar ancak ben çizik atma yöntemini daha kolay ve kontrollü buldum.
Sonrasında sıra su değişimine geldi.
Zeytinleri Düzenli Olarak Suda Bekletmek
Zeytinin acılığını azaltmanın en bilinen yollarından biri, belirli aralıklarla suyunu değiştirmektir. Hazırladığımız zeytinleri temiz suyun içine koyduk ve birkaç gün boyunca suyunu değiştirdik.
İlk günlerde sabırsızdım. Kavanozun başına gidip sürekli kontrol ediyordum.
“Acaba oldu mu?”
“Acılığı geçti mi?”
“Bugün tadına baksam mı?”
Kendime gülüyordum. Çünkü hayatımın birçok alanında olduğu gibi burada da hemen sonuç almak istiyordum.
Ama zeytin bana beklemeyi öğretti.
Her gün suyunu değiştirdikçe tadının yavaş yavaş değiştiğini fark ettim. İlk günlerdeki sert acılık azalmaya başladı. Yerine daha dengeli ve hoş bir tat geliyordu.
Tuzlu Su ile Zeytini Tatlandırmak
Acılığı azalan zeytinleri daha uzun süre dayanması ve lezzet kazanması için salamura hazırladık.
Annemin ölçüleri her zaman göz kararıydı. Ben ise biraz daha dikkatli davranıyordum. Çünkü geçen yıl yaşadığım hayal kırıklığını tekrar yaşamak istemiyordum.
Temiz suya uygun miktarda tuz ekledik. Zeytinlerin tamamen suyun içinde kalmasına dikkat ettik. Çünkü dışarıda kalan zeytinlerin bozulma ihtimali olabiliyordu.
Kavanozu kapattığım an içimde büyük bir heyecan vardı. Sanki sadece zeytin değil, kendi sabrımı da saklamış gibiydim.
Beklemek Bazen En Zor Aşamadır
Günler geçti.
Sonra haftalar…
Her sabah mutfağa girdiğimde gözüm önce kavanoza gidiyordu. Bazen kapağını açıp kokluyordum. Bazen sadece elimle dokunup yerine bırakıyordum.
Bu süreç bana garip şekilde huzur verdi. Çünkü her şeyin hemen gerçekleşmediğini kabul etmeye başladım.
Günlüğümde o gün şöyle yazmışım:
“Bugün zeytin kavanozuna baktım. Hâlâ bekliyor. Belki de ben de hayatımda bazı şeyleri böyle beklemeyi öğrenmeliyim.”
Gerçekten de öyleydi. Bir işin, bir hayalin veya bir hedefin güzel olması için zaman gerekiyordu. Zeytin bile aceleyle güzelleşmiyorsa, insanın kendisinden neden her şeyi hemen başarmasını beklediğini düşündüm.
İlk Tadım Anı ve Hissettiğim Mutluluk
İlgili Yazımız: Kalp %40 çalışırsa ne olur ?
Haftalar sonra beklediğim gün geldi.
Kavanozu açtığımda önce kokusunu hissettim. O tanıdık zeytin kokusu mutfağı doldurdu. Küçük bir tabağa birkaç tane aldım.
Kalbim hızlı atıyordu.
Çünkü geçen yılki hayal kırıklığı hâlâ aklımdaydı. Acı bir tat alırsam yine üzüleceğimi düşünüyordum.
Bir tane zeytin aldım ve tadına baktım.
O an yüzümde istemsiz bir gülümseme oluştu.
Acılık neredeyse tamamen gitmişti. Yerine dengeli, doğal ve güzel bir lezzet gelmişti. O küçücük zeytin bana büyük bir mutluluk verdi.
Belki dışarıdan bakıldığında bu çok basit bir şey gibi görünebilir. Ama benim için değeri çok büyüktü. Çünkü sadece zeytini hazırlamamıştım; kendime karşı daha sabırlı olmayı da öğrenmiştim.
Zeytin Acı Olmaması İçin Dikkat Edilmesi Gereken Küçük Noktalar
Bu deneyimden sonra zeytin hazırlarken dikkat ettiğim bazı noktalar oldu.
Kaliteli Zeytin Seçmek
Her şeyden önce iyi zeytin seçmek gerekiyor. Çok ezilmiş veya bozulmaya başlamış zeytinler ne kadar uğraşılsa da güzel sonuç vermeyebilir.
Suyunu Düzenli Değiştirmek
Acılığın azalması için zeytinlerin suyunu değiştirmek oldukça önemlidir. Bu aşama sabır ister ancak sonuç buna değer.
Temiz Kavanoz Kullanmak
Hazırlık aşamasında hijyen çok önemlidir. Kavanozların temiz olması, zeytinlerin daha uzun süre dayanmasına yardımcı olur.
Tuz Oranına Dikkat Etmek
Fazla tuz veya az tuz zeytinin tadını etkileyebilir. Dengeli bir salamura hazırlamak gerekir.
Fune sayfamızı ziyaret ettiğiniz için teşekkürler. “Bidonda siyah zeytin kaç günde olur” hakkındaki düşüncelerinizi bizimle paylaşın!
Bir Kavanoz Zeytinden Öğrendiğim Hayat Dersi
Şimdi o eski günlüğümü açıp baktığımda, zeytin hikâyemin aslında küçük bir mutfak macerasından çok daha fazlası olduğunu görüyorum.
Ben bazen hayatımda her şeyin hızlı olmasını isteyen biriyim. Hemen başarılı olmak, hemen sonuç görmek, hemen güzel şeyler yaşamak istiyorum.
Ama o kış sabahı mutfakta öğrendiğim şey çok değerliydi.
Bazı güzellikler zaman ister.
Bir zeytin bile acılığını kaybetmek için bekliyorsa, insanın da kendi yolculuğunda zamana ihtiyacı olabilir.
Artık her yıl zeytin hazırlarken aynı heyecanı yaşıyorum. Kavanozları dizerken içimde küçük bir umut oluyor. Çünkü biliyorum ki doğru emek, sabır ve sevgi birleştiğinde ortaya güzel bir sonuç çıkıyor.
Kayseri’deki küçük mutfağımda başlayan bu hikâye bana basit görünen şeylerin bile büyük anlamlar taşıyabileceğini gösterdi.
Bir gün siz de zeytin hazırlarken kavanozun başında beklerken sabırsızlanırsanız, belki benim yaşadığım o anı hatırlarsınız.
Zeytinin acısını almak sadece suyu değiştirmek değildir.
Bazen insanın kendi içindeki aceleyi de biraz azaltmasıdır.
Ve bazen küçücük bir zeytin tanesi, bize hayatta en çok ihtiyacımız olan şeyi hatırlatır:
Sabır.