İçeriğe geç

Lacivert pantolonun üstüne hangi renk gider ?

Lacivert Pantolonun Üstüne Hangi Renk Gider?

Kayseri’nin soğuk akşamlarında, eski apartmanımızın penceresinden dışarıyı izlerken, lacivert pantolonumun üzerindeki tişörtün rengini seçmeye çalışıyordum. Bu günlerden birinde, her şeyin olabildiğince mükemmel ve uyumlu olmasını istiyordum. Bazen bir kıyafet, duygularımıza yansıyan küçük bir aynadır. O anki ruh halini, hissettiklerimizi, beklediğimiz şeyleri tam olarak vücuda getirebilir. Ama işte o an, kafamda sadece tek bir soru vardı: Lacivert pantolonun üstüne hangi renk gider?

Birçok insana, böyle bir sorunun bu kadar anlamlı gelmeyeceğini biliyorum, ama bazen, insan bir parçada rahatlık arar. Bir gün önceki karmaşa, gündelik hayatın telaşı, biriken duygular… İşte o zaman kıyafetler bize bir güven, bir dinginlik, hatta belki de huzur verir.

Ama bu yazının arka planında sadece bir kıyafet sorusu yoktu. O an, hislerimi dışarıya çıkarabileceğim bir araç arıyordum. Lacivert pantolon, bana kim olduğumu hatırlatacak mıydı?

O Gün Huzursuzdu

Sabah erkenden uyandım. Üzerimi değiştirmek için dolabın kapaklarını açtım. Günlerden salıydı, her zamanki gibi. Ama bu salı, diğerlerinden farklıydı. Hiçbir şey yerine oturmuyordu. Her şey dağınıktı, kafamda düzensiz düşünceler ve bir türlü yerleşmeyen duygular vardı. Bir türlü bir şeylere odaklanamıyordum. Belki de fazla düşünüyordum. Ya da belki de o kadar çok şey birikmişti ki, kendimi gerçekten yorgun hissediyordum.

O anki ruh halimi hiç bir şeye benzetemedim. İçimdeki karmaşa, tıpkı birkaç gündür üzerimde düşündüğüm o lacivert pantolonun üzerine giyilecek rengi seçmeye çalıştığımda hissettiğim karmaşa gibiydi. Hangi renk tişört ile kombin yapmalıydım? Şimdi düşünüyorum da, belki de o kadar basit bir soru, kafamdaki karmaşayı biraz da olsa dışarı atmak istememden kaynaklanıyordu.

Bir yandan pantolonumun rengiyle ilgili düşüncelerim, diğer yandan ise dışarıda hafif hafif yağan yağmur. O kadar çok şey vardı ki… Kayseri’nin sokağında, o yağmurun içindeki her şey gibi, ben de biraz belirsizdim.

Lacivert Pantolon, Benden Bir Parça

Lacivert pantolon, bana yıllardır ait olan bir şey gibiydi. Hem rahat hem de şık, her duruma uyum sağlayabilecek kadar nötr. Ama bir yandan da, bazen fazlasıyla klasik ve sade görünüyordu. O yüzden, lacivertin üstüne hangi rengin gideceğini seçmek, o kadar da basit değildi. Bu renk, hem bir şıklığı hem de rahatlığı simgeliyordu, ama bugünün ruh halimdeki dağınıklıkla bir türlü uyum sağlayamıyordu.

Birkaç seçenek aklımdan geçti: Beyaz mı giysem, siyah mı? Klasik, hep bildik ve güvenli olanı. Ama bu sabah, klasiklerin de bana yeterli gelmeyeceğini hissediyordum. Biraz cesur olmak, biraz farklı bir şey denemek istiyordum. Belki de lacivertin üzerine mor bir tişört giysem, bu duygusal dağınıklığı biraz dengeleyebilirdim. Ya da belki kırmızı? Kırmızı, heyecan vericiydi. Kalbimi çırpındıran bir renk. Kırmızıyla o günkü duygularım arasında bir bağ kurmak istedim, çünkü içinde bulunduğum ruh halini kelimelerle ifade edebilmek çok zordu.

Ama o an fark ettim ki, kırmızı fazla cesurdu. Belki de tam olarak o değildim.

Beyaz Tişört: Huzurun Rengi

Bir süre daha dolabımda bekledim. Bir karar veremediğim için, ruh halim bir türlü yerine gelmiyordu. Sonra birden fark ettim; beyaz tişört, tam da içimdeki karmaşayı yansıtan bir şeydi. Beyazın saf ve sade duruşu, o kadar netti ki, beyazla lacivertin uyumunu düşündüm. Beyaz tişört, bana hem sadelik hem de bir anlam taşıyordu. Ama beyazı seçmek, aynı zamanda bana bir şeyleri kabullenmek gibi geliyordu. Yaşamda her şeyin mükemmel olmayacağını kabul etmekti. Bu, bir tür hayal kırıklığının kabulüydü, ama aynı zamanda yeni bir başlangıcın da temasıydı.

Beyazı giymek, belki de bu kaotik günün bana sunduğu en doğru seçim olacaktı. Giydim. Lacivert pantolonun üstüne beyaz tişörtü. İçimdeki karmaşa biraz da olsa dağıldı. O kadar sade ve huzurlu görünüyordu ki, beyaz tişörtü giymek, aslında bu karmaşık duyguları biraz olsun çözüme kavuşturmak gibiydi. Beyazın tazeliği, ferahlığı beni sarhoş etmişti.

Yağmur ve Hüzün

Dışarıya çıktım, yağmur hafifçe yağıyordu. Ama beyaz tişörtümün altında bir rahatlama vardı. O an, sanki dünya biraz yavaşlamıştı. Hava soğuktu, ama üstümdeki tişört, bana bir sıcaklık veriyordu. Yavaşça adımlarımı attım ve kendimi daha hafif hissettim. İçimdeki sıkıntıyı atmış gibi, belki de sadece küçük bir adımla huzuru bulmuştum.

Sokakta yürürken, o günün ruh haline uygun birkaç yüze rastladım. Yağmurun altında, başını eğmiş bir adam yürüyordu, belki o da tıpkı benim gibi, o sabah bir şeyleri sorguluyordu. Ya da belki de sadece alışkanlıkla yürüyordu. Ama o an, yağmurun altında herkesin içsel bir yolculukta olduğunu düşündüm. Belki de hepimiz, her sabah, küçük küçük seçimlerle hayatın anlamını biraz daha buluyoruz.

Lacivert pantolonun üzerine beyaz tişört giyerken, belki de bir anlam yaratmıştım. Beyaz, huzurun simgesiydi ve o an, içimdeki karmaşayı çözmeme yardımcı olmuştu.

Beyaz Tişört: Bir Adım Daha

Gün ilerledikçe, aklımdan bir düşünce daha geçiyor: Beyaz tişörtle kombin yaparken, aslında sadece giydiğim değil, hissettiklerimi de dışarıya yansıtıyordum. Bu kıyafet, aslında bir kelime olmadan hislerimi anlatıyordu. Bazen renkler ve kıyafetler, dış dünyaya içsel yolculuklarımızı yansıtan birer harf olabiliyor.

Lacivert pantolonumla, günün sonunda beyaz tişörtü birleştirirken, belki de hem huzuru bulmuş oldum, hem de içsel karmaşayı çözüme kavuşturmuştum. Bu küçük ama anlamlı seçim, belki de o gün için doğru olan bir adımdı.

O gün, daha fazla konuşmam gerekmedi. Beyaz tişörtüm her şeyi anlatıyordu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort bonus veren siteler
Sitemap
ilbet güncel giriş