İçeriğe geç

Keşiş ne demek tarih ?

Keşiş Ne Demek? Bir Yolculuğun Başlangıcı

Hayat bazen sana, içinde kaybolabileceğin yerler sunar. O anlarda hem kendi ruhunun derinliklerine inmek istersin hem de kaybolmaktan korkarsın. Kayseri’nin arka sokaklarında gezerken, sıcak yaz akşamlarında, içimdeki keşişle yüzleşmeye başladım. Keşiş, öyle bir kelime ki… Hem bir ruh hali, hem bir kimlik, hem de bir yolculuk. Herkesin hayatında bir “keşiş” vardır. Bu yazıda, bir gün benim keşişimle tanışmamı ve bir kelimenin nasıl hayatımı değiştirdiğini anlatacağım.

Keşişi Anlamak

Bir sabah, kahvemi içerken, “Keşiş ne demek?” diye düşündüm. Hemen telefonuma sarıldım ve araştırmaya başladım. Keşiş, tarihte, genellikle bir dine adanmış, dünyevi zevklerden uzak duran, yalnızlığı tercih eden bir kişi olarak tanımlanıyordu. Fakat bu tanım bana pek bir şey anlatmıyordu. Hani bazen bir kelimenin arkasındaki anlamı aradığında, aslında anlamın seni bambaşka bir yere götürdüğünü hissedersin. Keşiş, yalnızca bir tarikatın üyesi değil, aynı zamanda içsel bir yolculuğun simgesiydi. Sadece bedenin değil, ruhunun da bir şekilde dünyevi dünyadan ayrılmasıydı.

Bir Gün, Bir Keşiş

O gün Kayseri’de hava hafif serindi, ama yine de içimi bir tuhaf hissettiren bir şey vardı. İşte o an keşişin anlamı bende farklı bir boyut kazandı. Bir kafede otururken, yanımda yaşlı bir adam belirdi. Yüzündeki çizgiler, yılların izlerini taşıyor, bakışlarında ise derin bir sakinlik vardı. Adam bana doğru dönüp, “Ne arıyorsun?” diye sordu.

Cevap vermek için birkaç saniye bekledim. Bu soru, “Keşiş ne demek?” sorusuyla birleşince aklımı başımdan aldı. “Bilmiyorum,” dedim. O an içimde bir boşluk vardı. Hayatımda hiçbir şeyi tam anlamıyordum. Sanki bir yola çıkmak için gerekli cesareti bulamamıştım. Keşişin, hem kendi içime, hem de hayatın karmaşasına bir adanış olduğunu düşündüm. Adam gülümsedi, sadece “Bazen kaybolmak gerekir,” dedi ve ardından sessizce kalkıp gitti. Bunu söyledikten sonra hiçbir şey sormadan gitmesi… Duygusal anlamda etkileyici bir andı. Bir yabancı, bana hayatı sorgulamam için bir ipucu bırakmıştı.

Yalnızlık mı, İçsel Güç mü?

O günden sonra, Keşiş kelimesinin bende bıraktığı etki daha da büyüdü. O adamın söylediklerine takıldım: “Bazen kaybolmak gerekir.” Yalnızlık, bir keşişin yolu gibi görünse de, bana göre asıl anlamı farklıydı. Yalnızlık, içsel gücün keşfi için bir fırsattı. Keşiş, dış dünyadan değil, iç dünyadan ayrılmayı temsil ederdi. Belki de hepimiz birer keşişiz; zaman zaman kaybolduğumuzda, kendimizi daha iyi anlayabiliriz.

Gece oluyordu ve Kayseri’nin sokakları hâlâ sessizdi. Bir kafede oturmak, yalnızca bir fiziksel yalnızlık değil, aslında bir içsel yalnızlıkla yüzleşmekti. O gece düşüncelerim arasında kayboldum. Bazen insanın huzuru bulması, kelimelerden çok daha fazlasına dayanır. Keşiş kelimesinin benim için anlamı, dünyevi bir yaşamdan kaçmak değil, içsel huzuru bulmaya çalışmaktı. Bütün o dışsal çılgınlıklar, yalnızca bir yanılgıydı.

Keşiş Olmak, Bir Adım Atmak

Bir süre sonra, Kayseri’nin tarihi mekanlarını gezmeye başladım. Bu şehri daha önce defalarca gezmiştim ama bir keşiş gibi yürümek, dünyadan kopmak ve her adımda içsel bir huzur aramak bana farklı bir deneyim sundu. O an fark ettim ki, her yolculuk yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda ruhsal bir yolculuktu. Keşiş olmak, yalnızca bir tarikatın parçası olmayı değil, kendi iç yolculuğunda bir adım atmayı da içeriyordu.

Günler geçtikçe, keşiş olmanın anlamı bende daha da derinleşti. Keşiş, aslında sadece bir yaşam biçimi değil, bir bakış açısıydı. Dünyevi isteklerden uzaklaşmak, yalnızca dışarıya değil, içeriye de yönelmeyi gerektiriyordu. Hayat, her zaman istediğimiz gibi gitmeyebilir ama içsel huzuru bulduğumuzda, her şeyin bir anlamı olurdu.

Sonuçta Ne Oldu?

Keşiş kelimesinin bana kattığı en önemli şey, kaybolmanın bir erdem olduğu gerçeğiydi. O yaşlı adamın söyledikleri, “Bazen kaybolmak gerekir,” hala kulağımda çınlıyor. O an, bu kelimenin ne anlama geldiğini anlamıştım. Keşiş olmak, bazen kaybolmak, bir süre yalnız kalmak ve sonra kendi içsel gücünü bulmak demekti. Her şeyin kaybolması gerektiği anlar vardır. Ama unutma, kaybolduğunda, bulmak da mümkündür.

Ben de o günden sonra Kayseri’nin sokaklarında, içsel bir keşiş gibi yürümeye başladım. Keşişlik, yalnızca bir yaşam biçimi değil, bir anlam arayışıdır. Kaybolmak, ruhsal bir yolculuğun başlangıcıdır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort bonus veren siteler
Sitemap
ilbet güncel giriş