Birinci Kişi: Kendiliğin Sosyolojik Bir Keşfi Toplum içinde bir birey olarak yaşarken, her birimizin farklı kimlikler ve roller üstlendiği bir gerçek. Ama “ben” kimim? Toplumsal normların, cinsiyet rollerinin ve kültürel pratiklerin şekillendirdiği bir dünyada “ben” olmak, bireysel bir yolculuk kadar toplumsal bir sorumluluktur. Kendiliği ve kimliği anlamak, yalnızca kişisel bir mesele değil, aynı zamanda bir toplumsal etkileşimin parçasıdır. Her birey, kendi kimliğini oluştururken toplumsal yapılarla, normlarla ve güç ilişkileriyle sürekli bir etkileşim içerisindedir. Sosyolojik bir bakış açısıyla “birinci kişi”yi anlamak, bireyin toplumsal yapılar içinde nasıl şekillendiğini, kendisini nasıl tanımladığını ve bu tanımlamanın toplumsal etkilerini kavramak anlamına gelir. Bu yazıda, birinci…
Yorum BırakKategori: Makaleler
İhlas-ı Etemm: Edebiyatın Derinliklerinde Bir Anlam Arayışı Bazen kelimeler, bir insanın hayatında dönüm noktası olabilir; o kelimeler, bir anlamın kaybolduğu yerden yeniden doğmasına, bir düşüncenin derinliklerine inmesine ya da bir duygu dünyasının şekillendirilmesine vesile olabilir. Edebiyat, tam da bu noktada devreye girer. Her kelime, yalnızca bir anlam taşımaktan çok, bir dünyayı, bir zamanı ve bir insanı yansıtan bir aynadır. İhlas-ı etemm… Bu terim, her ne kadar dilsel anlamıyla belirli bir bağlama sahip olsa da, edebiyatın gücüyle birleştirildiğinde çok daha derin bir anlam kazanır. Peki, “ihlas-ı etemm” nedir ve edebiyat bağlamında ne gibi açılımlar sunar? Bu sorunun cevabını ararken, sadece bir…
Yorum BırakÖlçeklenme Nedir? Pedagojik Bir Bakış Öğrenme, hayatın her alanında gelişimimizi ve evrimimizi şekillendirir. Bir insanın yaşam boyu süren öğrenme yolculuğu, her bir adımda yeni bir bakış açısı kazandırır, daha derin anlamlar ortaya çıkarır ve bazen bir keşfin ardından büyük değişimler yaşanır. Bu sürecin gücü, yalnızca bireysel değil, toplumsal değişimlere de yol açar. Eğitim sistemleri, bireylerin gelişim süreçlerini dönüştürmekle kalmaz, aynı zamanda toplumsal yapıyı, ekonomik fırsatları ve kültürel normları da yeniden şekillendirir. Ancak, eğitimde başarıya ulaşmanın tek bir yolu yoktur. Her öğrencinin öğrenme tarzı, hızı ve tercihi farklıdır. İşte bu noktada, “ölçeklenme” kavramı devreye girer. Ölçeklenme, genellikle iş dünyasında bir organizasyonun…
Yorum BırakYüzyılın Anlamı: Toplumsal Düzen, İktidar ve Demokrasi Üzerine Bir Analiz Toplumlar, zamanla şekillenen güç ilişkileriyle varlıklarını sürdürüyorlar. Her bir siyasi dönüm noktası, binlerce yılın birikimlerinin bir parçası olarak insanlık tarihinin bir sayfasını açar. Yüzyıl kelimesi, yalnızca bir zaman dilimi olarak anlaşılmamalıdır. Bir yüzyıl, iktidarın, kurumların, ideolojilerin ve yurttaşlık anlayışlarının evrimine tanıklık eden bir zaman kesitidir. Ancak bu geçiş süreci, yalnızca değişen yıllardan ibaret değildir; aynı zamanda insan yaşamının, toplumsal yapıların ve siyasi kültürlerin yeniden şekillendiği bir dönemdir. Yüzyıl kelimesinin eş anlamlısı; zaman, dönem, çağ gibi daha geniş anlamlar taşırken, siyasetteki karşılığı, bir toplumsal düzende var olan güç ilişkilerinin dinamiklerini, iktidar…
Yorum BırakRomatoid Artrit Durdurulabilir Mi? Pedagojik Bir Bakış Eğitim ve öğrenme, sadece bilgi aktarmaktan çok daha fazlasıdır. Öğrenmek, bir bakıma dünyayı daha derinlemesine görmek, her türlü bilgiye farklı açılardan yaklaşmak ve bu dünyadaki rolümüzü daha bilinçli bir şekilde üstlenmek anlamına gelir. Bilimsel araştırmalar, insan vücudu ve sağlıkla ilgili sınırsız sorularla doludur ve bu sorulara cevap ararken, öğrenme sürecinin gücünü kullanmak, hem kişisel hem de toplumsal düzeyde dönüşüm yaratabilir. Örneğin, romatoid artrit gibi karmaşık bir hastalığın tedavisi ve durdurulabilirliği meselesi, sadece tıp dünyasında değil, öğrenme, pedagojik yöntemler ve toplumsal farkındalık açısından da önemli bir tartışma konusudur. Romatoid artrit, vücudun bağışıklık sisteminin kendi…
Yorum BırakNodulus Ne Demek? Tıptan Siyasete: Toplumsal Düzen ve Güç İlişkileri Üzerine Düşünceler Dünya, sürekli değişen, evrilen bir yapıya sahiptir; ancak bu değişimin gerisinde toplumsal düzenin ve güç ilişkilerinin derin izleri vardır. Bir toplumun işleyişi, sadece bireylerin günlük yaşamındaki pratiklerden ibaret değildir; aynı zamanda bu bireylerin iktidar, kurumlar, ideolojiler ve yurttaşlık gibi kavramlar etrafında şekillenen daha geniş bir ağın parçasıdır. Bu yazı, tıpta kullanılan bir terim olan nodulusu, siyaset bilimi perspektifinden değerlendirerek, güç dinamiklerinin toplumsal yapıyı nasıl şekillendirdiğine dair bir sorgulama sunacaktır. Nodulus, tıpta bir organın ya da yapının yoğunlaşmış, küçük bir bölümü anlamına gelir. Ancak bu basit tıbbi anlamın ötesinde,…
Yorum BırakLazrail Ne Demek? Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Üzerine Pedagojik Bir Bakış Hayat boyunca pek çok kavramla tanışırız. Ancak bazı kavramlar, derin anlamlar taşır ve farklı bakış açılarıyla insanın içsel dünyasında yankı uyandırır. “Lazrail” kelimesi de böyle bir kavramdır. Türkçe’de, genellikle “ölüm meleği” olarak bilinen Lazrail, insan yaşamının sonunu işaret eder. Bu kavram, pedagojik bir bakış açısıyla ele alındığında, öğrenmenin ve eğitim süreçlerinin sonlanması ya da dönüşmesiyle ilişkilendirilebilecek çok derin anlamlar taşır. Çünkü her öğrenme süreci, bir dönüşümün, bir sona ermenin ve yeniliklerin başlangıcının işaretidir. Bu yazıda, Lazrail kavramını öğrenme teorileri, öğretim yöntemleri, teknolojinin eğitimdeki rolü ve pedagojinin toplumsal etkileri çerçevesinde inceleyeceğiz.…
Yorum BırakCV’de Öğrenim Durumu Nasıl Yazılır? Küresel ve Yerel Perspektif CV (özgeçmiş) yazmak, başvurduğun her iş için hayati bir adım. Çünkü iş dünyasında, ilk izlenim çok önemlidir. Birçok kişi CV’yi yazarken bazen en kritik bölüm olan “öğrenim durumu”nu atlayabiliyor ya da yanlış yazabiliyor. Peki, CV’de öğrenim durumu nasıl yazılır? Hadi, bunu yerel ve küresel açıdan ele alalım ve farklı kültürlerde nasıl yazıldığına dair küçük bir karşılaştırma yapalım. Öğrenim Durumu Bölümü: Temel Unsurlar Öğrenim durumu, CV’nin en temel ve önemli bölümlerinden biri. Hem işverenler hem de işe alım uzmanları, adayın eğitim geçmişine bakarak onun bilgi birikimi ve potansiyelini değerlendirmeye çalışır. Bu bölümde…
Yorum BırakGüler Yüzün Pedagojik Gücü: Eğitimde İletişimin Dönüştürücü Etkisi Eğitimde öğrenmenin gücünü en iyi anlatan unsurlardan biri, hiç şüphesiz insanın en doğal ve etkili iletişim aracı olan gülümsemedir. Bir gülümseme, sadece bir yüz ifadesi değil, aynı zamanda bir duygunun, bir bağın, bir anlayışın ifadesidir. Öğrenme süreçlerinde, gülümseme ve diğer benzer insani etkileşimlerin, öğrencinin öğrenme motivasyonunu, başarısını ve duygusal gelişimini nasıl dönüştürdüğünü keşfetmek, pedagojinin çok önemli bir parçasıdır. Güler yüz, sadece öğretmenlerin öğrencilerine gösterdiği sıcak bir yaklaşımın ötesinde, sınıf içindeki iletişimin kalitesini ve derinliğini arttıran bir araçtır. Eğitimdeki bu insani dokunuş, öğrencilerin öğrenme süreçlerini nasıl dönüştürür? Bu yazıda, güler yüzün eğitimdeki önemini,…
Yorum BırakAşık Nerede Bulunur? Felsefi Bir Keşif Bir gün, bir kafede göz göze geldiğim yaşlı bir çiftin sessiz gülümsemesi üzerine düşündüm: Aşık olmak, yalnızca kalpte mi yoksa zihinde mi başlar? Yoksa aşık, belirli bir mekânda, bir eylemde, bir duyguda mı bulunur? Bu soruyu sorarken, felsefenin üç temel dalı—etik, epistemoloji ve ontoloji—bizlere rehberlik eder. Çünkü aşık olmanın doğası, yalnızca duygusal bir durum değil; aynı zamanda bilgi, varlık ve doğru davranışla kesişir. Bu yazıda, “Aşık nerede bulunur?” sorusunu bu üç perspektiften inceleyerek, filozofların fikirlerini ve güncel tartışmaları değerlendireceğiz. Etik Perspektifi: Aşık Olmak ve Doğru Eylem Etik, eylemlerimizin doğruluğunu, erdemlerini ve değerlerini inceler. Aşık…
Yorum Bırak